(Source: amy-yes, via oluroyle)

(Source: fuckyeahukskins)

Shake well!

Shake well!

magarica:

… “Günün birinde üzüntün geçince (üzüntüler günün birinde mutlaka geçer), beni tanımış olduğuna sevineceksin. Benimle gülmek isteyeceksin. Bazen, aklına esip pencereni açacaksın… Dostların senin gökyüzüne bakıp güldüğünü görünce hayretler içinde kalacaklar. O zaman sen de onlara, yıldızlar beni hep güldürür, diyeceksin. Aklını kaçırdığını sanacaklar. Ben de sana iyi bir oyun oynamış olacağım…”   Yine güldü.
“Sanki sana yıldızlar yerine, gülmeyi bilen bir sürü küçük çıngırak vermişim gibi…”

magarica:

… “Günün birinde üzüntün geçince (üzüntüler günün birinde mutlaka geçer), beni tanımış olduğuna sevineceksin. Benimle gülmek isteyeceksin. Bazen, aklına esip pencereni açacaksın… Dostların senin gökyüzüne bakıp güldüğünü görünce hayretler içinde kalacaklar. O zaman sen de onlara, yıldızlar beni hep güldürür, diyeceksin. Aklını kaçırdığını sanacaklar. Ben de sana iyi bir oyun oynamış olacağım…”   Yine güldü.

“Sanki sana yıldızlar yerine, gülmeyi bilen bir sürü küçük çıngırak vermişim gibi…”

(via gogolunpaltosu)

grizine:

Gübür gübür gübür gübür #streetartistanbul (Taken with Instagram at Asmalımescit)

grizine:

Gübür gübür gübür gübür #streetartistanbul (Taken with Instagram at Asmalımescit)

Racist Pigs

İngiltere şuanda premier ligte yaşanan, milli takım kaptanına bile içine bulaştığı ırkçılık sorunlarıyla uğraşmakta. Ama şimdi anlatacağım olayla aslında günlük yaşamda da durumun ne kadar vahim olduğunu görebilirsiniz.

Yaklaşık 5 aydır Londra’da yaşamaktayım ve geldiğimden beri sokakta,toplu taşımada, publarda, cafelerde v.s. birçok kez ırkçı söylemlerde bulunan insanları duymuşluğum oldu. Bugün (yaklaşık 1-2 saat önce) işten eve dönerken otobüste şahit olduğum ve içine karıştığım olay ise gerçekten son derece rahatsız ediciydi.

Dediğim gibi yaklaşık 1-2 saat önce otobüsle eve dönüyordum. Çift katlı otobüsün üst katı neredeyse tamamen doluydu. Yani nerden baksanız 45-50 kişi vardı. Yanımda siyahi bir eleman oturuyordu. Tahminimce yaşı 25-30 arasıdır. Eleman bindikten yaklaşık 4-5 durak sonra otobüse 3 kişi bindi. Tahminimce Polonyalılardı. Nasıl Türkiye’nin Almanya’sı varsa Polonyalıların da İngiltere’si var. Yani burası Polonya için ikinci vatan. Artık görünüşlerinden ve aksanlarından Polonyalıları seçebiliyorum üç aşşağı beş yukarı. 2 adam, 1 kadındı binenler ve üçünün de kafaları güzeldi. Zaten bağıra çağıra ve şarkı söyleyerek üst kata çıktılar bizim yaklaşık 4-5 sıra arkamıza oturdular. Oturduktan hemen sonra kadın yanımdaki siyahi elamana hitaben ırkçı bir şarkı söylemeye başladı. Hatırlasam yazacağım ama sinirden inanın unuttum. Arada da şarkıyı kesip ”pis siyah evine dön, buradan siktir git” tarzı şeyler söylüyordu. Ve bunu söyleyen de İngiltere’de hali hazırda göçmen olan birisi. Adamların bir şey söylediğini duymadım ama kadının her söylediğinden sonra gülüyorlardı. Siyahi elemanın kulağında kulaklık vardı ve bayağı bir yüksek sesle müzik dinliyordu. Şarkıları ben de dinleyebiliyordum öyle söyleyeyim size. Yani eleman söylenilenleri duymuyordu. Ama otobüsün üst katındaki yaklaşık 50 kişi her şeyi duyuyordu ve kimsenin sesi çıkmıyordu. Bunları yapanlara dönüp bakan bile yoktu. Bu böyle yaklaşık 15-20 dakika hiç durmadan sürdü. Kadın susmadan ırkçı hakaretlerde bulunuyordu. İlk önce elemanı uyarıp kulaklığı çıkarmasını söylemeyi düşündüm ancak bunları duymasını istemedim. Ama inanılmaz rahatsız oldum ve artık daha fazla dayanamadım, belki de eleman benim yanımda oturduğundan sorumluluğu almak istedim bilemiyorum. Ve dönüp 3’üne bakarak o an aklıma gelen ilk şeyi söyledim: ”Racist Pigs”. Söylerken ayağa da kalkmıştım. 3 Polonyalı bunu duyunca kadın bana küfür etmeye elemanlar da oturduğum yere doğru hiç anlamadığım bir lisan ile küfür ederek yaklaşmaya başladılar. (Yalnız bayağı kaslı abilerdi ve yaşları tahminen 30-35 arasıydı) Elemanlar oturduğumuz yere gelince birisi beni itekledi. Cam kenarındaydım, Polonyalılarla aramda siyahi eleman vardı ve olanları görünce kulaklığını çıkarttı ayağa kalktı ve Polonyalıları durdurmaya çalıştı. Ben o sırada türkçemizin engin küfür hazinesini kullanmaktaydım. Tüm otobüs bize bakıyordu ve hala kimse gıkını çıkartmıyordu. Siyahi eleman Polonyalıları uzaklaştırmaya çalışırken sonunda ırkçı söylemleri duydu. Kadın arka sıradan hala durmadan söylemlerine devam ediyordu çünkü. Bunun üzerine benim kendisi için tartıştığımı anladı ve beni korudu, ardında da adamları es geçerek kadının üzerine yürüdü. Olaylar büyüyünce şoför otobüsü durdurup üst kata çıktı ve neler olduğunu öğrenip hemen polisi aradı. Neyse akabinde polis geldi olanları sordular. Ben pek konuşmadım keza ingilizcemin yetmediği anlar oluyor. Olayları anlatanlar otobüsün üst katında çekirdek izleyerek olayları seyreden diğer 50 kişi oldu. Sonunda ise polis siyahi elemanla Polonyalıları öpüp barıştırdı, şaka gibi. Polonyalıları merkeze götürdü ama bunun nedeni alkollü olmaları ve otobüste taşkınlık çıkartmalarıydı, ırkçı söylemler değil.

Siyahi elemanın surat ifadesini görmenizi isterdim. Ya da görmeyin resmen içim parçalandı. Olaylar otobüstekiler için bitmişti artık belki ama onun için bitmemişti. Belki daha kaç defa aynı şeyleri yaşayacak. 

Olayı sıcağı sıcağına anlatmak istedim. Irkçı söylemlerde bulunanlar İngiliz olmasa da olaya gıkını çıkartmayan onlarca İngiliz vardı otobüste. Ve göçmen olarak bu ülkede yaşayanlar kimsenin bir şey demeyeceğini bildikleri için zannımca bu kadar rahat şekilde ırkçı söylemlerde bulunabildiler. Tabi bir ülkeyi komple böyle yargılamak doğru değil. Misal tanıştığım İngilizler hepsi ırkçılığa karşı insanlardı. Demek istediğim ırkçı söylemde bulunmanın, hem de ulu orta yerlerde, 45-50 kişinin arasında bile bu kadar kolay olduğu bu ülkede. Aslında baktığınız zaman İngiltere’de ırkçılığa karşı kesim bizim ülkemizde azınlık kalan kesim ile aynı. Bir tepki koyulacağı zaman taksimde toplanıyoruz ya, ve aslında bizden olan herkes oraya geliyor. Yani kalabalığız sanıyoruz ama hepi topu o kadarız işte. İşte İngiltere’de ırkçılığa karşı kesim de bence o kadar.  

Seviyorum seni müzmin ‘loser’. Çocukluğumda tvde her gördüğümde ”aha şimdi kesin yakalayacak road runner’ı”dememe rağmen, hiç bir zaman bunu başaramayarak kalbimde kocaman bir tahta sahip oldun.

Seviyorum seni müzmin ‘loser’. Çocukluğumda tvde her gördüğümde ”aha şimdi kesin yakalayacak road runner’ı”dememe rağmen, hiç bir zaman bunu başaramayarak kalbimde kocaman bir tahta sahip oldun.

(via warningdontreadthis)

Please!
nevver:

Mystery Team